| TEMSİLCİNİN EL KİTABI |
|
|
|
| Cuma, 15 Mayıs 2009 15:40 | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
TEMSİLCİNİN
EL KİTABI
TÜRKİYE KAMU-SEN AR-GE YAYINLARI
ANKARA 2003
TEMSİLCİNİN
EL KİTABI
DERLEYEN Necmettin PARLAK TÜRK ENERJİ-SEN GENEL EĞİTİM SEKRETERİ
Redaksiyon Önsel ÜNAL
ANKARA 2003
TÜRKİYE KAMU-SEN GENEL MERKEZİ
DR. MEDİHA ELDEM SOKAK NO:85 KOCATEPE/ ANKARA
TEL:0 312 424 22 00 (PBX) FAX: 0 312 424 22 08
e-mail: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
TAKDİM
Değerli Arkadaşlarım;
TÜRKİYE KAMU-SEN olarak, kamu çalışanlarını onursuz bir yaşama mecbur kılanlara ve bu ülkenin kaderini keyfi politikalarla bilinmezlere sürükleyenlere karşı mücadeleyi hep birlikte vermekteyiz.
Bizler bu ülkenin kamu görevlileri olarak, omuzlarımızda taşıdığımız sorumluluğumuzun bilinci içerisindeyiz. Bu nedenle mücadelemize başladığımız ilk günden beri savunduğumuz fikirlerden birisi de; Türk sendikal hareketinin öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birliği ve bölünmez bütünlüğü konusunda bir mutabakat içinde olunması gerektiğidir.
Gerçek olan şu ki; kendimize ait bağımsız bir coğrafyamız yoksa, kendimize ait hiçbir değerimiz olmayacağı gibi, sendikal hareketimiz de olamaz.
Saygıdeğer temsilci arkadaşım, bu hareketin isimsiz kahramanları!
Mücadelemiz sizlerin ellerinde ilmik ilmik dokunarak bugünlere geldi. Bizler bu mücadelenin içinde doğduk, geliştik ve büyüdük. Bu dönemdeki düşüncelerimizin bir sonraki kuşaklara aktarılmasının da, gerekli olduğuna inanıyoruz.
Sizlerden gelen sorular, talepler doğrultusunda Konfederasyonumuzca hazırlanan bu kitapçığın sizlere ışık tutacağı kanaatindeyim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Kamu-Sen'in Uç Beyleri olarak sizlerin her geçen gün daha bilgili, daha azimli ve kararlı olacağınıza inanıyor, başarılarınızın devamını diliyorum.
Bircan AKYILDIZ Genel Başkan
İÇİNDEKİLER
Sendikal Harekette Esas Aldığımız İlkeler................................................... Sendikal Mücadelede 4688 Sayılı Yasa Öncesi Yaşanan Süreç ............................... İşyeri Sendika Temsilciliğinin Önemi.......................................................... Temsilcide Aranan Vasıflar Ve Temsilcinin Dikkat Etmesi Gereken Konular.......... Temsilcilik Mevzuatı.................................................................................................... Üyelik Mevzuatı............................................................................................................ Sendika Mevzuatı.......................................................................................................... 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendika Kanunun Getirileri..................................... 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendika Kanunu Gereği Oluşturulması Gereken Kurullar ve Görevleri.......................................................... Konfederasyonumuzun 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendika Kanunun Değişmesini Talep Ettiği Maddeleri........................................................................... Toplu Görüşme Mevzuatı............................................................................................. Konfederasyonumuzun Ekonomik ve Sosyal Konularla İlgili Görüşleri................. Avrupa Ülkelerinde Kamu Çalışanlarına Tanınan Sendikal Haklar......................... Avrupa Sosyal Şartının Kamu Çalışanları İle İlgili Bölümler.......................... ILO Sözleşmeleri Kamu Çalışanları İle İlgili Bölümler......................................... Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Hizmet Kollarına Göre Dağılımı..........................
SENDİKAL MÜCADELEDE 4688 SAYILI YASA ÖNCESİ YAŞANAN SÜREÇ
Demokratik ve sosyal hukuk devleti olmanın en önemli unsurlarından biri örgütlenme özgürlüğünü kullanabilmektir. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu çalışanlarının örgütlenme özgürlüğünün, ayrımsız bir biçimde tanınması çalışmalarımızın temelini oluşturmaktadır. Ülkemizin de taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı gibi uluslararası metinler ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)'nun onayladığımız 87, 98 ve 151 sayılı sözleşmelerinde memurlar dahil tüm çalışanların sendikal örgütler kurmaları ve amaçları doğrultusunda, etkinliklerde bulunabilmeleri kabul edilmiştir. Hatırlanacağı gibi, kamu görevlilerinin sendika kurma hakkı ilk defa 1961 Anayasası'nda düzenlenmiş ve işçi niteliği taşımayan kamu hizmeti görevlilerinin bu alandaki haklarının yasa ile düzenlenmesi öngörülmüştür. 1965 yılında 624 sayılı Devlet Personeli Sendikaları Kanunu yürürlüğe konulmuş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 22 inci maddesi ile kamu çalışanlarına sendika kurma ve kurulmuş sendikalara üye olma hakkı verilmiştir. Gelinen bu aşamaya rağmen, 1971 yılında çıkarılan 1588 sayılı kanunla anayasada yapılan değişiklik sonucunda; 'sadece işçi ve işverenlerin sendika ve sendika birlikleri kurma hakları' kabul edilmiştir. Memurların ve işçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin sendika kurabilmelerine ilişkin 624 sayılı kanun ile 657 sayılı kanunun 22 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kanuni düzenlemeyle birlikte örgütlenme hakları ellerinden alınan kamu çalışanları, 1992 yılından itibaren haklarını geri almak için yoğun bir şekilde çalışma başlatmışlar. Kamu çalışanları, başlangıçta çeşitli baskılara maruz kalmış, Sendika Genel Başkanları dahil birçok sendika yöneticisi sürgüne ve kıyıma uğramış veya görevden alınmıştır. İlerleyen yıllarda bu baskılarda nispi bir azalma olsa da örgütlenme hakkını tanıyan yasal düzenlemeler yapılamamıştır. Bu dönemde Kamu Görevlileri Sendikaları sosyal taraf olamamış, toplu pazarlık haklarını kullanamamıştır. Kamu görevlileri Ekonomik ve Sosyal Konsey'de temsil edilememiştir. Taleplerini eylem ve etkinliklerle hükümete duyurmaya çalışmış ancak bu eylemler yürütülen adli soruşturmalarda Türk Ceza Kanunu'nun 236 ncı Maddesi'ne aykırı bulunmuştur. Bir süre kamu görevlileri sendikaları faaliyetlerini Başbakanlık genelgeleri ile sürdürebilmiştir. 1993 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 8715 sayılı sözleşmelerinin onaylanmasından sonra ILO Sözleşmesinin 90. maddesinin son fıkrası dikkate alınarak sözleşmelerin iç hukuka yansıtılması çalışmaları başlatılmıştır. Bu çerçevede, 23 Temmuz 1995 tarih ve 4121 sayılı kanun ile Anayasanın 53'üncü maddesine bir fıkra eklenerek 'kamu görevlilerine sendika ve üst kuruluşlarını kurma ve toplu görüşme hakkı tanınmış', buna ilişkin usullerin çıkarılacak bir kanun ile düzenlenmesi öngörülmüştür. Buna paralel, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 22 inci maddesi de 12.06.1997 tarihli 4275 sayılı kanunla yeniden düzenlenmiş ve devlet memurlarının anayasada ve özel kanunda belirtilen hükümler uyarınca sendikalar ve üst kuruluşlar kurabilmeleri ve buna üye olabilmeleri hükme bağlanmıştır. Kamu çalışanları sendikalarının girişimleri ile Çalışma Bakanlığı tarafından 1998 yılında hazırlanan Kamu Çalışanları Sendika Kanun Teklif Metni TBMM'ye sunulmuştur. 24'üncü maddesine kadar görüşülmesine rağmen dönemin iktidar ortaklarından bir siyasi partinin engellemesi nedeniyle yasa teklifi kadük olmuştur. Türkiye Kamu-Sen, sendikal örgütlenmelerin güvence altına alınması ve yasal zeminin oluşturulması için çalışmalarına aralıksız devam etmiştir. Bir taraftan kamu çalışanlarını sendikal yapılanma konusunda bilinçlendiren Türkiye Kamu-Sen, diğer taraftan da 57. Hükümete sunulmak üzere yeni bir Kamu Görevlileri Sendika Kanunu Teklif Metni hazırlamıştır. Ancak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Türkiye Kamu-Sen tarafından hazırlanan teklif metnini gözardı ederek, Bakanlığın hazırladığı metni TBMM'ye sunmuştur. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın hazırladığı metin TBMM'de 25.06.2001 tarihinde kabul edilerek 11.08.2001'de yürürlüğe.girmiştir. 4688 sayılı Kamu çalışanlarıyla ilgili çıkarılan bu kanun ihtiyaca cevap verecek nitelikte değildir. Çünkü Sendikal hakları; örgütlenme, toplu sözleşme, grev, siyaset ve yönetime katılma hakkı ile bir bütün olarak görmek gerekir. Bu taleplerin hayata geçirilebilmesi için Anayasanın 51, 53, 54, 68 ve 128 inci maddelerinin değiştirilmesi gerekmektedir. Bu değişiklikler yapılıncaya kadar, Anayasada mevcut olan hakların kullanımı kamu görevlileri açısından bir kazanımdır. Kamu görevlileri, şuan için 4688 sayılı yasanın getirdiği sendikal hakları kullanmak suretiyle, grevli ve toplu sözleşmeli ve siyaset hakkını içeren sendikal haklarını elde etme yolunda önemli bir mevzi kazanmış olmalarına rağmen yukarıda belirtildiği gibi 4688 sayılı kanunun değişmesini talep ettiğimiz bir çok maddesi vardır. Talebimizin karşılanması mücadele gücümüzle doğru orantılıdır.Bu nedenle bundan sonraki mücadelemiz daha çetin olacağının bilincindeyiz.
İŞYERİ SENDİKA TEMSİLCİLİĞİNİN ÖNEMİ
İşyerlerinin sendika için taşıdığı önem dikkate alındığında, işyeri temsilciliğinin de ne kadar önemli olduğu görülecektir. İşyeri temsilciliği; sendika tüzel kişiliğinin işyerindeki somut biçimidir. Üye ile sendika arasındaki bağın temelinde işyeri temsilcileri yer alır. Temsilcilik sendikanın ilk kurumsal adımıdır. Temsilcinin en önemli görevi, üyelerin sendikal mücadeleye aktif katılımının sağlanmasıdır. Bu temel görev, işyerinde sendikayı inşa etmek anlamına gelir. İşyerleri sendikal yapılanmada çok önemli bir yere sahip olduğundan, temsilcilerde büyük sorumluluk taşımaktadır. Çünkü işyeri temsilcileri sendikaların temel unsurudur. Temsilciler, her gün çalışanların ve çalıştıranların karşısında üyesi olduğu sendikayı ve tüm çalışanları temsil etmektedir, çalışanlarla iç içedir, işyerinin koşullarını en iyi o bilir, işyerindeki çalışanları en iyi o tanır. Temsilcilik büyük bir özveriye dayanır. Çünkü yaptığı sendikal görev nedeniyle herhangi bir ücret almadan işyerinde diğer arkadaşları gibi çalışırken aynı zamanda sendikal görevleri yerine getirmek durumundadır. Sendikanın işyerinde etkili olması, işyeri temsilcisinin çalışmasına, kararlılığına, yeteneğine ve becerisine bağlıdır. Üstlendiği sorumluluğun farkında olan temsilci, sendikasının o işyerinde saygın ve etkin olmasını da sağlayacaktır. Üyelerin yalnız olmadıklarını anlayabilmeleri, arkasında sendikalarının bulunduğunu hissetmeleri, temsilcinin işyerindeki çalışmalarıyla doğru orantılıdır. Temsilciye duyulan güven aynı zamanda sendikaya duyulan güvenin temelidir. Temsilci; üye ile sendika arasında köprüdür. Sendikanın kararlarını, politikalarını ve çalışmalarını üyelere anlatacak, gelişmeler hakkında üyeleri bilgilendirecek, sendikanın düzenlediği eylemlere üyelerin katılımını sağlayacak olan temsilcidir. Sendikanın işyerinde güçlülüğü ya da zayıflığının belirleyicisi temsilcidir. Üyelerinin sorunlarının tespit edilmesi ve çözümlenmesinde, taleplerin sendikanın ilgili birimlerine iletilmesinde yine sendikanın ilgili organlarında alınan kararların üyelere iletilmesinde temel görev temsilcinindir. Temsilci bütün bu görevlerini yerine getirirken yalnız olmadığını bilmelidir arkasında binlerce üyeye sahip sendikası ve yüzbinlerce üyeye sahip Konfederasyonun olduğunu bilmelidir.
TEMSİLCİLERDE ARANAN VASIFLAR VE TEMSİLCİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN KONULAR
Temsilci saygın olmalıdır: Temsilci davranışları ile arkadaşları arasında saygı uyandırmalıdır. Temsilciye duyulan güvensizlik, sendikaya güvensizliğe yol açar. İşyerinde bireysel davranışlardan ve taleplerden kaçınmalı, üyelerin ve çalışanların sözcüsü olduğunu unutmamalıdır.
Temsilci yalnızca işyerinde öncü bir çalışan değil, aynı zamanda taşıdığı sorumluluk nedeniyle bulunduğu her ortamda örnek ve önder olmalıdır.
Temsilci gerçekçi olmalıdır: İşyerinin ve üyenin yapısını iyi bilmeli, talepleri ve sorunları tespit edebilmeli, sendikanın yapabilecekleri ve yapamayacakları konusunda üyeleri doğru bilgilendirmelidir. Yapılamayacaklar konusunda üyelere sözler verilmemelidir.
Temsilci üyelerin kendine güvenmesini sağlamalıdır: Temsilci her zaman objektif açık ve söylediğini yapan kişi olmalı, konumunu abartmamalı aynı zamanda küçümsememelidir. Temsilci, üyelerin işveren üzerindeki baskı ve korkusunu kırmaya çalışmalıdır. Bunu işverenle ilişkilerinde çekinmeden, rahat davranışlarıyla, kendine güveniyle ve bilgisiyle sağlamalıdır. Üyenin şunu iyi bilmesi gerekir; sendikalı olmak yalnızca üye olup aidat vermek değildir. Üyelik her şeyi yöneticilerden beklemeden bütün kararların alınmasında ve hayata geçirilmesinde aktif olarak yer almaktır.
Temsilci işyerini iyi tanımalıdır: Temsilciler işyerinin yapısını, hiyerarşisini, yönetim ve işleyişini bilmelidir. İşyerinde var olan kuralların işleyişi ve karar mekanizması temsilci tarafından bilinmelidir. Temsilciler işyerinin yapısını ne kadar iyi bilirlerse, çıkan sorunlarda çözüm için hangi kişilerle, hangi mekanizmalarla irtibat sağlanacağını, böylece sorunun nerede çözüme kavuşturulacağını da bilmiş olurlar.
Temsilci üyeyi tanımalıdır: Temsilci olmak, tüm sorunları birey olarak çözmek değil, sorunların çözümüne yönelik üyelere sorumluluk vermek demektir. Üyelerimizi tanıyor olmamız, farklılıklarını bilmemiz, bizi güçlendirecek, ortak davranmamızı sağlayacaktır. Temsil ettiği kitleyi iyi tanıyan bir temsilci, işveren karşısında daha güçlü olur. Temsilci bütün sorunlara aynı hassasiyetle eğilmelidir. Kişilere veya gruplara aynı mesafede olmalıdır. Aksi davranış işyerindeki birliği bozar ve böylesi bir durumda işveren istediğini daha kolay gerçekleştirir.
Temsilci sendikasını iyi tanımalıdır: Temsilci sendikasının yapısını politikalarını bilmelidir. İşyeri sendika temsilcisinin, temsilcilik görevini hakkıyla yerine getirebilmesi için, bağlı bulunduğu sendikanın, şube organlarını, genel merkez organlarını ve görev dağılımını iyi bilmesi gerekmektedir. İş yeri sendika temsilcisi, bir çok sorunu çözmek durumundadır. Bazı sorunları çözmek için, bağlı bulunduğu sendika şubesi ve bununla bağlantılı olarak sendika genel merkez organları ile işbirliği yapmak durumundadır. Kendisini aşan sorunların çözümü için, sendikanın yapısını, işleyişini, organlarını, organlar arasındaki görev dağılımını bilmesi gerekir.
Temsilci yasaları ve mevzuatı bilmelidir: Yasa ve yönetmeliklerde yer alan haklarımızı bilmemiz, sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır. Ancak her şey yasa değildir. Mevzuatı bilmek önemlidir ama yasalarda yer almayan ancak meşru olan haklarımızda vardır. Aslolan talebimizin yasal olup olmadığı değil, meşru olup olmadığıdır.
Temsilcinin bulundurması gereken yasa, yönetmelik ve sözleşme metinleri : - Anayasa'nın, çalışma yaşamını ilgilendiren yasaları, (657 sayılı DMK, 399 sayılı KHK gibi ) - İşveren tarafından yayımlanan genelgeler, yönetmelik kararlar, - ILO'nun 87, 98 ve 151 sayılı Sözleşmeleri, - Sendikanın ana tüzüğü ve yönetmelikleri, - Toplu sözleşme ya da görüşme metinleri, - Sendika yayınları (gazete, dergi, kitap, broşür, afiş vb.) - 4688 sayılı Kamu Çalışanları Sendika Yasasının metni
Temsilci rapor ve tutanak yazma konusuna özen göstermeli: Rapor yazarken aşağıdaki bilgiler dikkate alınmalıdır.
Üyelerle yapılan toplantılar tutanak haline getirilmeli kimin ne söylediği ve alınan kararlar var ise bu karalar tutanaklarda yer almalıdır. - Tutanaklar rapor gibi uzun olmamalıdır. - Konuşmaların özeti yazılmalı, - Toplantıya katılanların sayısı belirtilmeli, - Karar alınmışsa, alınan karar ve hangi kararın kaç kişi ile alındığına varsa, şerhler yer almalı, - Tutanaklarda imzalar bulunmalıdır.
TEMSİLCİLİK MEVZUATI
20 den fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerinde Sendika-İşveren, Sendika-Üye ve Üye-İşveren arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmek, çalışma uyumu ve iş barışına katkıda bulunmak üzere görevlendirilmiş olup Sendika Baş temsilcisi, İlçe temsilcisi, İl temsilcisi ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı olarak görev yapan kamu çalışanıdır.
20 den fazla kamu görevlisinin çalıştığı işyerinde, Sendika üyeleri tarafından seçilir veya şube yönetim kurulunca seçilip Şubenin teklifiyle gerekli görüldüğünde Sendika Yönetim Kurulunca ataması yapılır. İşyeri Sendika Temsilcileri Sendika Genel Merkezi gün belirlemediği taktirde , her yılın Ocak ayında İşyerlerindeki Üyeleri arasından seçimle şube yönetim kurulu tebliğiyle, sendika yönetimi kurul kararı ile belirlenir. İş yerinde Kamu görevlileri arasında en çok üye kaydetmiş sendikanın bulundurabileceği temsilci sayısı; İşyerindeki işçi personel dışındaki kamu görevlisi sayısı 20-100 arasında ise en çok bir (1),101-500 arasında ise en çok iki (2), 501-1000 arasında ise en çok üç (3),1001-2000 arasında ise en çok beş (5),2000 den fazla ise en çok yedi (7) kişidir.
1- Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda işyerinde teşkilatlanma ve üye kaydetme çalışmaları yapmak, 2- Baş Temsilci ile beraber veya Baş Temsilcinin bulunmadığı işyerlerinde üye ve işveren arasındaki işbirliği ve çalışma ahengi ile çalışma barışını devam ettirmek, 3- Üyelerin hak ve menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yürütmek, 4- Sendika veya Şubenin iş ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların işyerinde çalışanlara dağıtılmasını sağlamak, bunun yanı sıra üyelerimizin yayın organlarımızda yer almasını istedikleri makale, resim, karikatür vb. dokümanları şube yönetimine iletmek, 5- Baş temsilcinin bulunmadığı, işyerlerinde, şikayet ve önerileri Sendika İlçe ve İl Temsilciliği vasıtasıyla Şube Yönetim Kuruluna iletmek, 6- Üye aidat kesintilerini ve üyelerin emeklilik, tayin, vefat ve istifa vb. hareketlilikleri takip edip Şube Merkezine bildirmek, 7- İşyerindeki panoların güncelleşmesini sağlamak, Kurum İdari Kurullarındaki alınan kararları üyelere aktarmak, 8- Temsilcilik açılmış ise demirbaşların teslim alınmasını, kaydını ve korunmasını, sağlamak, 9- İşyerinde ziyaret, kutlama, tebrik, taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak, 10- İlgili Mevzuat ve Toplu Görüşme Hükümleri ile kendilerine Şubece verilen diğer yasal görevleri yapmak.
• Baş Temsilci kime denir seçim usul ve esasları nelerdir? Birden çok İşyeri temsilcisi bulunan işyerlerinde Sendika-Temsilci, İşveren-Üye, İşveren-Temsilci arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmek, çalışma uyumu ve iş barışına katkıda bulunmak üzere temsilcilerin mutabakatıyla veya Şube yönetim kurulunun teklifi Sendika yönetim kurulu kararı ile belirlenir. İlce, İl temsilcisi ve Şube yönetim kuruluna bağlı olarak görev yapar.
1- Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösterip teşkilatlanma ve üye kayıt çalışmaları yapmak, 2- İşyeri Temsilcileri arasındaki koordinasyonu sağlamak, 3- Üye ve İşyeri Temsilcileriyle-İşveren arasındaki işbirliği ve çalışma barışını sağlamak. 4- Sendika veya şubenin iş çalışma hayatı ile ilgili faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı, gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların işyerinde dağıtılmasını takip etmek, 5- İşyeri Temsilcisi ve üyelerin şikayet ve önerilerini dinlemek ve çözümleyemediklerini İlçe ve İl Temsilcilikleri vasıtasıyla Şube Yönetim Kuruluna iletmek,
İlçe sınırları bünyesindeki işyeri temsilcileri ve şube arasında koordinasyonu sağlayan ve işyeri temsilcileriyle aynı amaç ve doğrultuda görev yapan , ilçe'ye bağlı işyeri temsilcileri ve Baş temsilciler tarafından seçimle, Şubenin teklifiyle veya Sendika Yönetim Kurulu kararı ile belirlenir. İl temsilcisi ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı görev yapar,
1- Baş Temsilciler ve İşyeri Temsilcileri arasındaki koordinasyonu sağlamak, 2- Baş Temsilci , İşyeri Temsilcisi ve üyelerin problem ve şikayetlerini çözümlemek, 3- Baş Temsilci ve İşyeri Temsilcileri ile işveren arasında çıkabilecek problemlere çözümünde yasa ve Tüzük doğrultusunda müdahil olmak, 4- Çözümleyemediği problemleri İl Temsilcisi vasıtasıyla Şube Yönetim Kurulu'na iletilmesini sağlamak, 5- Sendika veya Şubenin faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların İşyeri Temsilcilerine dağıtımını sağlamak, 6- İlçe sınırları içerisinde ziyaret kutlama tebrik taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak, 7- İlçe sınırları içerisinde resmi veya özel kuruluşlara karşı Şubeyi temsil etmek, 8- Temsilcilik açılmış ise demirbaşların teslim alınmasını kaydını ve korunmasını sağlamak, 9- İlgili mevzuat gereği Şubece verilen diğer yasal görevleri yapmak.
İl sınırları bünyesinde tüm işyeri ve ilçe temsilcileri ve Şube arasında koordinasyonu sağlayan, ile bağlı ilçe temsilcileri, Baştemsilciler ve işyeri temsilcileri tarafından seçimle, Şubenin teklifiyle veya Sendika Yönetim Kurulu ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı olarak görev yapar. Şube merkezinin bulunduğu illerde şube başkanı il temsilcisi görevini de üstlenir.
1- Sendika İl Temsilcisinin görevi; İl sınırları içerisinde Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda faaliyette bulunmak, 2- İl bünyesinde Temsilciler arasındaki koordinasyonu sağlamak, 3- İlçe Temsilcilerinden gelen şikayet ve önerileri dinlemek, çözümleyemediği problemleri Şube Yönetim Kurulu'na iletmek, 4- Tüzük ve Toplu Görüşme hükümlerinin uygulanmasında İl bazındaki işyerlerinde doğabilecek problemlerde müdahil olmak, 5- İl sınırları içerisinde üyelik çalışmaları yapmak, Şube ile irtibatlı olarak, İşyeri ve İlçe Temsilcileriyle birlikte üye sayıları ile ilgili çalışmalar yapıp üye potansiyeli olan işyerlerinde üye artırıcı çalışmalar ve toplantılar yapmak, 6- İşyeri ve İlçe Temsilcilerinden gelen bilgileri Şube merkezine iletmek, 7- Sendika ve Şubenin sendikacılık ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetleri ve yayınlarını ilçe ve işyeri temsilcilerine ulaştırmak ve dağıtımını takip etmek, 8- Sendikal faaliyetlerde yerel radyo ve televizyon gibi yayın araçlarından faydalanmak, 9- İl Temsilciliğine ait demirbaşların teslim alınmasını, kaydını ve korunmasını sağlamak, 10-İl Temsilciliği sınırları içerisinde ziyaret, kutlama, tebrik, taziye gibi sosyal etkinliklere katılmak, 11- İl Temsilciliği sınırları içersinde resmi veya özel kuruluşlara karşı şubeyi temsil etmek, 12- Konfederasyona bağlı Şube veya Temsilciliklerle irtibatlı olmak, Konfederasyon ilkeleri doğrultusunda ortak çalışmalar yapmak, 13- Gerektiğinde Sendika Yönetim Kurulu'ndan izin alınarak Şube Yönetimiyle birlikte ilde konser, tiyatro, sergi, seminer vb. organizasyonu yapmak, 14- İlgili Mevzuat gereği şube tarafından verilen diğer yasal görevleri yerine getirmek,
Sendika temsilcisi Sendika-İşveren, Sendika-Üye, Üye-İşveren arasındaki iletişim ve işbirliğini geliştirmek üzere üyeler arasından seçilen kişi olup İlçe, İl ve Şube Yönetim Kuruluna bağlı görev yapar .
İşyerinde kamu görevlisi sayısı 20'nin altında veya 20 den fazla olmasına rağmen üye sayısı diğer sendikaların üye sayısından az ise, üyeler arasından Şube Yönetim Kurulunun teklifiyle veya Sendika yönetim kurulu kararı ile görevlendirilir. (Görevlendirilmesinde Kanuni zorunluluk yoktur. )
1- Sendikanın amaç ve ilkeleri doğrultusunda işyerinde teşkilatlanma ve üye kaydetme çalışmaları yapmak, 2- Üyelerin hak ve menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yürütmek, 3- Sendika veya Şubenin iş ve çalışma hayatı ile ilgili faaliyetlerini duyurabilmek amacıyla yayınladığı gazete, dergi, broşür, bülten ve duyuruların işyerinde çalışanlara dağıtılmasını sağlamak, bunun yanı sıra üyelerimizin yayın organlarımızda yer almasını istedikleri makale, resim, karikatür vb. dökümanları şube yönetimine iletmek, 4- Şikayet ve önerileri İlçe temsilcisine , İl Temsilcisine veya Şube Yönetim Kuruluna iletmek, 5- Üye aidat kesintilerini ve üyelerin emeklilik, tayin, vefat ve istifa vb. durumları takip edip Şube Merkezine bildirmek, 6- İlgili Mevzuat ve Toplu Görüşme Hükümleri ile kendilerine Şubece verilen diğer yasal görevleri yapmak
• Temsilcilik için gerekli şartlar nelerdir? a) Sendika üyesi olmak b) Temsilci atanacağı işyeri, ilçe veya ilde çalışıyor olmak.
•· Temsilcilerin Seçim Zamanı ve Görev SüreleriSendika Temsilcisi, İşyeri Temsilcisi, Baş Temsilci ile ilgili seçim ve atamalar genel merkez gün belirlemediği taktirde her yılın Ocak ayında gerçekleştirilir.
•a) Üye çoğunluğu olmadığı için işyeri temsilcisi atanamayan işyerinde üye çoğunluğu sağlanmış ise takip eden ilk Şubat, Mayıs, Ağustos veya Kasım ayında ilgili işyerine yazılı müracaatta bulunularak işyeri temsilcisi seçimi veya ataması yapılabilir. •b) İlçe ve İl Temsilcisi seçimleri genel merkez gün belirlemediği taktirde her yılın Ocak ayında (yönetmelik gereği) yapılır, •c) Kurum İdari Kurulu atamaları yetkili Sendikaların belirlendiği Temmuz ayından sonra Kurumlardan gelecek bilgiler doğrultusunda 1 yıllık süre ile atanırlar. •d) Tüm temsilcilerin görev süreleri bir yıl olup, bu süre Sendika Yönetim Kurulu kararıyla uzatılabilir.
Şubelerin istişare organı olup, şube bünyesindeki sendika temsilcileri, işyeri temsilcileri, Baş temsilci, İlçe temsilcileri, İl Temsilcileri ve Şube Yönetim Kurulu üyelerinden oluşur. Şube Yönetim Kurulu'nun çağrısı üzerine altı ayda bir olağan toplantısını yapabileceği gibi, Sendika Yönetim Kurulu'nun onayı alınmak suretiyle Şube Yönetim Kurulu'nun çağrısı üzerine olağanüstü toplanabilir. Temsilciler Kurulu'nun Şube bünyesinde toplanması esas olmakla birlikte Sendika Yönetim Kurulu'nun kararıyla; Kurum, İl veya Bölge bazında toplantı yapılabilir. Temsilciler kurulunda Şube bünyesindeki çalışmalar ve sendika hizmet kolu alanına giren konular görüşülür. Alınan kararlar bir tutanakla tespit edilerek tavsiye niteliğinde şubeye bildirilir. Şube yönetim kurulu bu kararın bir suretini sendikaya gönderir. Alınan kararlardan faaliyetler esnasında yaralanılır ve bir sonraki toplantıda kurula bilgi sunulur.
Temsilcilik sıfatı aşağıda belirtilen hallerde sonar erer. 1- Memuriyetten ayrılma, 2- Sendika üyeliğinin sona ermesi, 3- Temsilcilik görevinden istifa, 4- İşyerindeki Sendika üye sayısının azınlığa düşmesi, 5- İşyerinin değişmesi veya kapatılması,
ÜYELİK MEVZUATI
Kamu kurum ve kuruluşlarında, 1475 sayılı yasa gereği işçi statüsü dışındaki bir kadro veya pozisyonunda daimî suretle çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış, çalışana kamu görevlisi denir.
Kamu ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında daimi suretle çalışan, adaylık ve deneme süresini tamamlamış ve 4688 sayılı kanun ile sendikaya üye olmaları yasaklanmamış olan kamu görevlileri, kurumlarının yer aldığı hizmet kollarındaki sendikalara üye olabilirler.
Sendikalara üye olmak isteyen kamu görevlileri, hizmet kollarında üye olacakları sendikanın 4 nüshalı üye formunu doldurarak ilgili sendikaya verirler. Sendikanın yetkili organı en geç 30 gün içerisinde üyelik başvurusunu kabul veya reddeder. Tasdik edilen üyelik formunun bir sureti üyenin kendisine, bir sureti üye ödentisi kesintisine esas olmak ve çalıştığı kurumdaki dosyasına koymak üzere işyerine, bir sureti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na gönderilir, bir sureti de sendikada kalır. 30 gün içerisinde ret edilmeyen başvurular kabul edilmiş sayılır. Üyelik başvurusu ilgili sendika tarafından kabul edilmeyenler, üyeliğinin kabul edilmediğinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra 30 gün içerisinde bulunduğu ildeki iş mahkemesine dava açabilir.
Müsteşar, Genel Müdür ve yardımcıları, Yönetim Kurulu Üyeleri, Daire Başkanları ve yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkan ve üyeleri, Müfettişler ve yardımcıları, Hukuk Müşavirleri; bölge, il ve ilçe müdürleri ile özel güvenlik personeli sendikalara üye olamazlar. 100 ve daha fazla kamu görevlisinin (sendikalara üye olamayacak kamu görevlileri bu sayıya dahildir.) çalıştığı işyerlerinin en üst amirleri ile bunların yardımcıları sendikalara üye olamazlar. Bunun dışında TBMM, Cumhurbaşkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri, askeri işyerinde çalışan sivil kamu görevlileri, TSK ve MİT mensupları ile Emniyet Mensupları ve Ceza İnfaz Kurumlarında çalışan kamu görevlileri sendikalara üye olamazlar.
Birden çok sendikaya üye olunamaz. Birden çok sendikaya üye olanların ilk üyelikleri geçerlidir. Sonraki üyelikleri geçersizdir. Burada vurgulanmak istenen husus; bir sendikanın üyesi iken, istifa etmeden başka bir sendikaya üye olunamayacağıdır. Bir sendika üyesi iken o sendikadan istifa (Ek-3) formu doldurulması ve ilgili sendikaya iadeli taahhütlü posta alındısı ile birlikte iletilmesi veya teslim tutanağı karşılığı teslim edilmesi ile gerçekleşir. Yeni sendikaya üyelik, üyenin çekilme bildirimi (EK-3) formu doldurulduğu tarihinden bir ay sonra geçerli olur.
Üye olma veya üyelikten ayrılma işlemleri için noter onayı gerekli değildir.
Görevine son verilenlerin, başka bir hizmet kolundaki bir kuruma naklen atananların sendikalara üye olmaları yasak olan bir göreve atananların, emekli olanların, ölenlerin, memurluktan istifa edenlerle, memuriyet görevine son verilenlerin üyelikleri kendiliğinden düşer.
Görevinden ayrılmadığı, sendikadan istifa etmediği halde askere gidenler ile aylıksız izin olanlara ve yurt dışına görevli gidenlerin üyelikleri görevine dönünceye kadar askıda kalır. Bu durumda görevlerine geri döndükten sonra üyelikleri devam eder.
Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tabi tutulamaz ve görevlerine son verilemez. Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz. Sendika veya konfederasyon yönetim kurullarına seçilenler, seçildikleri tarihten başlayarak bu görevlerinde kaldıkları sürece kurumlarından aylıksız izinli sayılırlar. Mahalli ve genel seçimlerde aday olanların, sendika ve konfederasyonun organlarındaki görevleri adaylık süresince askıda kalır. Seçilmeleri halinde görevleri son bulur. Kamu görevlilerinin bu süreleri, emekli kesenekleri ve karşılıklarının yöneticisi oldukları sendikaları tarafından her ay Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri koşuluyla emeklilik derecelerinde değerlendirilir. Şube yönetim kuruluna seçilenlerden aylıksız izinli sayılanların dışında kalanlar, kamu kurumlarındaki görevlerini sürdürürler. Aylıksız izinli sayılanlardan herhangi bir nedenle sendika veya konfederasyon organlarındaki görevlerinden ayrılanlar, görevlerinin son bulması tarihinden itibaren bir ay içinde ayrıldıkları kurum ve kuruluşa yazılı müracaat etmeleri durumunda, kamu işvereni bu kimseleri bir ay içinde eski görevlerine ya da uygun diğer bir göreve atamak zorundadır. Bir ay içinde görevlerine başlamak için başvurmayanlar görevlerinden çekilmiş sayılırlar. Açığa alma, re'sen emeklilik, göreve son verilmesi, tayin veya sair hallerde görevlinin mahkemeye başvurması halinde, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar sendikadaki görevi devam eder.
Üyelik ödentisi; sendika üyelerinin aylık olarak sendikalarına ödediği meblağdır. Üyelerin aylıklarından işveren tarafından kesilerek 5 gün içerisinde sendikanın genel merkezi banka hesabına yatırılır.
Aylık üye ödentisi miktarının üst sınırı, 15. derecenin 1. inci kademesinden aylık alan devlet memurunun aylık taban aylığı, kıdem aylığı, her türlü zam ve tazminatlar ile ödenekler toplamının net tutarının 30'da 1'ini geçemez. Üyelik ödentisinin üst sınırını aşmamak kaydı ile ödenti miktarlarını sendikalar belirlemekte serbesttir.
Bir hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin en az %5'ini üye kaydetmiş olan sendikalar üye ödentisi kestirebilir. Bu oranın altında üyesi bulunan sendikalar üye ödentisi kestiremez.
SENDİKA MEVZUATI
•· Sendika nedir?Kamu görevlilerinin; ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.
Bir bölge veya ülkedeki aynı iş kolunda faaliyet gösteren sendikaların aynı hizmet kolu içinde kurdukları üst kuruluşlardır. Ancak 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu federasyon oluşturulmasına izin vermemektedir. Sendika ve federasyon kavramı birbirinden farklıdır. Birbirinin yerine kullanılmamalıdır.
Farklı hizmet kollarında kurulmuş en az 5 kamu görevlileri sendikasının bir araya gelerek oluşturdukları üst kuruluştur.
Genel kurullar; konfederasyonlar, sendikalar ve şubelerin en yetkili organıdır. Tüzük değişiklikleri, Konfederasyon ve sendikaların birleşmesi, kapatılması veya feshi ile şube açma, diğer bir şube ile birleştirme, şube kapatma, üyelikten çıkarma, üst kuruluşlara veya uluslar arası kuruluşlara üye olma gibi kararlar ancak genel kurullarda alınabilir. Genel kurullar, bazı yetkilerini Yönetim Kurullarına devredebilir.
Genel kurullar kanun gereği 3 yılda bir yapılır. Ancak, sendika yönetim kurulu kararı veya denetleme kurulunun gerekli gördüğü hallerde ve genel kurul delegelerinin 5'te 1'inin yazılı isteği üzerine en geç 60 gün içerisinde olağanüstü genel kurul toplanabilir. Aynı durum sendika şubeleri için de geçerlidir.
Genel Kurul delegeleri, üyeler tarafından gizli oylama ile sendika tüzüğündeki hükümlere göre seçilir. Konfederasyon delegeleri, konfederasyona bağlı sendika genel kurullarında, sendika genel kurul delegeleri şube genel kurullarında seçimle belirlenir. Şube genel kurul delegeleri ise, şubenin faaliyet alanındaki işyerlerinden seçimlerle belirlenir. Sendika ve sendika şubesi genel kurul delegelerinin sayısal tespiti sendikaların tüzükleri ve sendikalarca çıkarılacak delege seçim yönetmeliklerinde belirtilir.
4688 sayılı kanuna göre kurulan sendika ve Konfederasyonların yönetim ve işleyişleri Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerine ve demokratik esaslara aykırı olamaz. Sendika ve Konfederasyonlar kamu makamlarından maddî yardım kabul edemez, siyasî partilerden maddî yardım alamaz ve onlara maddî yardımda bulunamazlar. Sendika ve Konfederasyonlar siyasî partilerin kuruluşu içinde yer alamazlar; siyasî partilerin ad, amblem, rumuz veya işaretlerini kullanamazlar. Sendika ve Konfederasyonlar ticaretle uğraşamazlar.
Sendika ve Konfederasyonların gelirleri; a) Üyelerinin ödeyecekleri üyelik ödentileri, b) 4688 Sayılı Kamu Çalışanları Sendikaları Kanuna göre yapabilecekleri faaliyetlerden elde edilecek gelirler, c) Bağış ve yardımlar, d) Mal varlığından elde edilen gelirler,
Sendika ve konfederasyonlar, kendilerinin veya Türkiye Cumhuriyeti Devletinin üyesi bulunduğu uluslararası kuruluşlar hariç, dış kaynaklardan Bakanlar Kurulu'nun izni olmadıkça yardım ve bağış kabul edemezler. Sendika ve konfederasyonlar tüm nakdî gelirlerini bankalara yatırmak zorundadırlar. Zorunlu giderler için kasalarında tutacakları azamî nakit mevcudu tüzüklerinde belirtilir.
Sendikalar, üyelik bildirimlerinin birer suretlerini her yılın Şubat, Mayıs, Ağustos ve Kasım aylarında bir liste halinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na gönderir. Aynı şekilde işverenler de her yılın Mayıs ve Kasım ayı sonu itibariyle kurumlarındaki sendika üyesi kamu görevlilerinin sendikalara göre dağılımları ile sendika üyeliği sona eren veya askıya alınanlara ilişkin bilgileri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na gönderir. Kamu görevlileri sendikalarınca gönderilen üyelik bildirimleri, her yıl 31 Mayıs tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca değerlendirilerek sendikaların üye sayıları tespit edilir. Bu tespite göre her hizmet kolunda en çok üyeye sahip (Yetkili Sendika) kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ve en çok üyeye sahip konfederasyon belirlenir. 4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKA KANUNUN GETİRİLERİ4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun Amacı Nedir?
4688 sayılı Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturulan sendika ve Konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetlerini düzenlemektir. Kanun ayrıca, sendika ve konfederasyonlarda görev alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirler ve her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bunların bağlı bulundukları konfederasyonlar ile Kamu İşveren Kurulu arasında yürütülecek toplu görüşmelere ilişkin esasları düzenler.
• Örgütlenme Hakkı Güvenceye Kavuştu 12 Temmuz 2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası kamu görevlileri sendikalarını yasal zemine oturtmakta, sendika ve sendika üyeleri üzerinde idarenin keyfi ve hukuk dışı baskılarını önlemekte, örgütlenme hakkını güvence altına almaktadır. İşyeri temsilcilerine Şube, Sendika ve Konfederasyon yöneticilerine güvenceler getirmektedir.
Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının hazırlamış oldukları yönetmelik ile, kamu kurum ve kuruluşları amaç ve faaliyetlerindeki benzerlikler göz önünde bulundurularak hizmet kolu adı altında gruplandırılma yapılmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası'na göre, Hizmet Kollarının Dağılım Şekli;
•· Rekabetin Önü AçıldıYasa 11 hizmet kolunda örgütlenmeyi öngörmektedir. Hizmet kolunda en çok üyesi olan sendikalarla bağlı oldukları konfederasyonlar ve bünyesindeki sendikalarda en çok üyesi bulunan konfederasyonun başkanlığında toplu görüşme yapma hakkı tanınmıştır.
Yasaya göre, kamu görevlileri iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmalarından dolayı kanuni bir işleme tabi tutulamayacak ve görevlerine son verilemeyecektir. İşveren tarafından, kamu görevlileri arasında sendika üyesi olup olmadıklarına göre bir ayırım yapılamayacaktır.
Yasayla İşyeri Temsilcisi belirleme ve temsilcilere haftada iki saat izin kullanma hakkı tanınmıştır.
•· Pazarlık düzenine geçildiYasa ile toplu görüşmeli pazarlık düzeni getirilmiştir.Yasanın 34'üncü maddesi; yetkili kamu görevlileri sendikaları ve bağlı oldukları Konfederasyonlar ile bir Devlet Bakanı'nın başkanlığında oluşan Kamu İşveren Kurulu arasında eşit temsil ilkesi çerçevesinde her yıl 15 Ağustos' da başlatılmak üzere, 15 gün süre ile toplu görüşme yapılmasını öngörmektedir. Toplu görüşmede anlaşmaya varılamaması durumunda Uzlaştırma Kurulu devreye girmektedir. Pazarlık sonucu imzalanan mutabakat metni ile ilgili uygun idari ve icrai düzenlemelerin 3 ay içerisinde hayata geçirilmesi ve kanun tasarılarının da meclise sevk edilmesi için Bakanlar Kurulu'na yükümlülük getirilmektedir.
Yasanın 35. maddesi, kamu görevlileri sendikalarına toplu görüşme sırasında tarafların anlaşamaması durumunda, anlaşmazlığın çözümü için üç gün içinde Yüksek Hakem Kurulu Başkanı'nın başkanlığındaki Uzlaştırma Kurulu'na toplantı çağrısı yapılabilme hakkını tanımaktadır.
Yasanın 21 ve 22 inci maddeleri gereğince oluşturulan Yüksek İdari Kurul ve Kurum İdari Kurullarında kamu görevlileri sendikalarının temsili öngörülmektedir. Bu düzenleme yönetime katılma ile ilgili önemli bir adımdır.
Yasanın 19 uncu maddesi ile sendikalar, üyelerinin ve mirasçılarının idare ile ihtilaflarında adli ve idari makamlar nezdinde taraf olmakta ve dava açabilmektedir.
4688 sayılı yasa ile birlikte en çok üyeye sahip Konfederasyon, Ekonomik ve Sosyal Konsey'e (ESK) taraf olarak katılabilmekte ve kamu çalışanlarının taleplerini gündeme taşıyabilmektedir. Bugüne kadar toplumun her kesiminden temsilcilerin bulunduğu ESK' de kamu görevlileri temsil edilememekteydi. Yasa bu haksızlığı da ortadan kaldırdı.
Yasanın 17. Maddesi Gereğince Sendikalar, Konfederasyonlar amaçlarına uyan Uluslar arası Kuruluşlara serbestçe Üye olabilme, Üyelikten çekilebilme ve bu Kuruluşların Üye veya Temsilcilerini Türkiye'ye davet etme, Yabancı Ülkelerdeki toplantılara kendi Üye veya Temsilcileri gönderme hakkı tanımaktadır.
4688 SAYILI KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKA KANUNU DOĞRULTUSUNDA OLUŞTURULMASI GEREKEN KURULLAR VE GÖREVLERİ
Kuruluş kanunları veya kuruluşlarına ilişkin mevzuatlarında görev, yetki ve sorumlulukları belirlenen, hizmetin niteliği ve yürütülmesi bakımından idarî bir bütünlüğe sahip olan işyerleridir.
Kamu kurum ve kuruluşlarını temsile ve bütününü sevk ve idareye yetkili olanlar ile bunların yardımcılarına kamu işvereni denir.
Kurul; Kamu görevlileri için uygulanacak haklar konusunda toplu görüşme yapmaya yetkili ve görevlidir.
Kamu İşveren Kurulu, Başbakan tarafından görevlendirilen bir Devlet Bakanının başkanlığında; a) Başbakanlık Müsteşarı, b) Maliye Bakanlığı Müsteşarı, c) Hazine Müsteşarı, d) Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı, e) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı, f) Devlet Personel Başkanı, g) Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü, h) Kamu işveren sendikası genel başkanından, oluşur.
Belirlenen sendika ve Konfederasyon temsilcileri ile Kurul üyeleri çağrı yapılmasına gerek kalmaksızın her yılın Ağustos ayının on beşinci gününde Başbakan tarafından görevlendirilen Devlet Bakanının başkanlığında toplanır. Toplu görüşme ile ilgili çalışmaların hızlandırılmasına ve sonuçlandırılmasına yardımcı olmak üzere taraflar eşit sayıda yetkililerin katılımı ile ön çalışma grupları oluşturabilirler. 4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde öngörülen süre içinde taraflarca belirlenen esaslar çerçevesinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılması halinde mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu takdirde mutabakat metni, Kurul Başkanı tarafından Bakanlar Kuruluna sunulur.
Toplu görüşmelere Kamu İşveren Kurulu üyeleri sayısı kadar Konfederasyon ve yetkili sendika temsilcisi katılır. Heyete, yetkili sendikaların bağlı bulunduğu konfederasyonlar ve yetkili sendikaların belirleyecekleri en çok üyeye sahip konfederasyon temsilcisi başkanlık eder.
Kurum düzeyinde kamu görevlilerinin çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmek üzere, eşit sayıda kamu işveren vekili ile en çok üyeye sahip sendikaca, üyeleri arasından belirlenen temsilcilerin katılımı ile kurum idarî kurulları oluşturur. Bu kurullar yılda iki kez toplanır.
Kurum İdari Kurulları, kurum düzeyinde kamu görevlilerinin işyeri çalışma koşulları ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanması konularında görüş bildirmekle görevlidir.
Kurumu sevk ve idare yetkisine haiz en az iki, en fazla beş işveren vekili ile kurum genelinde en çok üyeye sahip sendikanın aynı sayıdaki temsilcilerinden oluşur. Kamu işveren vekillerinden biri en üst amir tarafından Kurul Başkanı, sendika temsilcilerinden biri ilgili sendika tarafından Kurul Başkan Vekili ve üyelerden biri de Kurulca raportör olarak görevlendirilir. Kurula seçilecek kamu işveren vekillerinin sayısı beşi geçemez. Sendikalar asıl üye sayısı kadar yedek üye belirler.
Kurul; Nisan ve Ekim aylarında olmak üzere kamu işveren vekili tarafından tespit edilecek yer, gün ve saatte yılda iki kez toplanır. Toplantı gündemi, sendika temsilcileri ile işveren vekili tarafından en geç toplantı tarihinden on beş gün önce tespit edilir. Toplantıda bir önceki görüşme raporunda yer alan hususlar değerlendirildikten sonra taraflar gündemde yer alan konuları sırasıyla görüşürler. Toplantı sonucunda ortaya çıkacak görüşler bir rapor haline getirilerek tutanağa bağlanır. Görüşme raporlarının bir örneği sendika temsilcisine, bir örneği kamu işveren vekiline verilir ve bir örneği de kurum ilan tahtasına asılır. Konuyla ilgili olarak Başbakanlığın yayınlamış olduğu 12 Haziran 2003 tarih 25136 sayılı genelgesinde ifade bulduğu şekliyle "Kurum İdari Kurullarında alınan kararlar personele duyurularak uygulamaya geçilecektir" talimatı verilmiştir.
Kamu görevlilerinin hak, ödev ve çalışma koşullarının düzenlenmesi ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanmasına yönelik kararların alınması için yapılacak toplu görüşmelere esas olmak üzere Kamu İşveren Kuruluna görüş bildirmek ve toplu görüşmelerde belirlenen mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemek amacıyla oluşturulan kurula Yüksek İdari Kurul denir. Bu kurulda yer alacak kamu işveren temsilcileri şunlardır: a) Bakanlıklar ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarının müsteşarları. b) Devlet Personel Başkanı. c) Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı. d) İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürü. e) Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürü. f) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü. g) Bağımsız Başkanlıkların Başkanları. h) Kamu İşveren Sendikası.
Bu Kurulun görevi; kamu görevlilerinin hak, ödev ve çalışma koşullarının düzenlenmesi ve kanunların kamu görevlilerine eşit uygulanmasına yönelik kararların alınması için yapılacak toplu görüşmelere esas olmak üzere, Kamu İşveren Kuruluna görüş bildirmek ve toplu görüşmelerde belirlenen mutabakat metinlerinin uygulanmasını izlemektir.
Kurul, yılda en az bir kez toplanır. Kurul Başkanı zorunlu durumlarda Kurulu her zaman toplantıya çağırabilir. Toplantının gündemi, Kurul üyelerinin talep ve önerileri dikkate alınmak suretiyle Kurul Başkanınca tespit edilerek Devlet Personel Başkanlığı'na bildirilir. Kurulun olağan toplantıları, her yılın Haziran ayının ilk yarısı içerisinde Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek tarihte yapılır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, sendika ve konfederasyonların üye sayıları, dağılımları ve bunlara ilişkin diğer bilgileri içeren raporu Kurula sunar. Kurul gündeminde olan konulara ilişkin bilgi ve belgeler Devlet Personel Başkanlığınca temin edilir; kamu kurum ve kuruluşları bu maksatla talep edilecek her türlü bilgi ve belgeleri verirler.
Toplu görüşmeler sırasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümü için oluşturulan kuruldur.
Uzlaştırma Kurulu; toplu görüşmenin 4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen sürede sonuçlandırılamaması halinde, uyuşmazlık konularını incelemek ve gerektiğinde toplu görüşme taraflarını dinlemekle görevlidir.
Kurul, Yüksek Hakem Kurulu Başkanının başkanlığında; Üniversitelerarası Kurul tarafından, fakültelerin; 1- Çalışma Ekonomisi, 2- İş Hukuku, 3- İdare Hukuku, 4- Kamu Maliyesi, Bilim dallarından seçilecek birer öğretim üyesi olmak üzere dört üyeden oluşur. Kurul üyeleri iki yıl için seçilirler. Süresi dolan üyeler yeniden seçilebilirler.
Taraflar arasında yapılacak toplu görüşmenin belirtilen süre içerisinde anlaşmayla sonuçlandırılamaması halinde taraflardan biri, üç gün içinde Uzlaştırma Kurulu'nu toplantıya çağırabilir. Bu çağrı üzerine Kurul, anlaşmazlık konularını görüşmek üzere toplanır. Kurul, gerektiğinde toplu görüşme taraflarının temsilcilerini de dinleyerek uyuşmazlık konularını inceler ve beş gün içinde kararını verir. Kararlar salt çoğunlukla alınır.
Kurul kararına tarafların katılması durumunda bu karar mutabakat metni olarak Bakanlar Kurulu'na sunulur. Tarafların Kurul kararına katılmaması durumunda ise anlaşma ve anlaşmazlık konularının tümü taraflarca imzalanan bir tutanakla Bakanlar Kurulu'na sunulur. Değerlendirmeyi Bakanlar Kurulu yapar.
KONFEDERASYONUMUZUN
TALEP ETTİĞİ MADDELERİ Türkiye kuruluşundan beri ILO üyesi olarak bütün platformlarda görev yapmıştır. ILO'nun şimdiye kadar kabul ettiği çok sayıda Sözleşme ve Tavsiye Kararı ile çalışma hayatına çalışanlar olarak katılanların durumlarını düzeltici tedbirlerin alındığı bilinmektedir. Buna ilişkin olarak Uluslararası Çalışma Örgütü Statüsü ile Filadelfiya Beyannamesi (1944) önemli başlangıç belgeleridir. Her iki belge de çalışma hayatının insanileştirilmesi, emeğin bir meta olmaktan çıkarılması, fakirliğin bütün insanların refahının önünde bir engel olduğunu belirtmesi bakımından büyük önem arz ederler. Çalışma barışının ancak sosyal adalet çerçevesinde gerçekleşebileceği de ilgili belgelerde vurgulanmaktadır. Bu anlayış çerçevesinde Birleşmiş Milletler Teşkilatının, ILO'nun, Avrupa Konseyi'nin ve Avrupa Birliği normlarının topyekün gözetilerek kamu görevlilerine grev hakkıyla desteklenmiş toplu iş sözleşmesi hakkı, siyasete katılma hakkı, işyerlerinin yönetimine katılma hakkı tanınmalıdır. Toplu görüşme hakkının geçtiğimiz yıl içerisinde kullanılmasından doğan önemli problemlerimiz mevcuttur. Maalesef, hükümet toplu görüşme yoluyla elde ettiğimiz haklarımız ile Uzlaştırma Kurulu Kararlarını dikkate almayarak bizleri büyük bir umutsuzluğa sevk etmektedir. Eğer toplu iş sözleşmesi yapma şansını elde edersek hükümetlerin kayıtsızlıklarını izole etme imkanına kavuşabiliriz. Çünkü sözleşme yapabildiğimiz takdirde Hükümet'in bundan dönme, gereklerini yerine getirmeme imkanı olmayacaktır. Bu da temsil ettiğimiz kitlenin tatmini ve sosyal barış bakımından çok önemli bir satırbaşı olacaktır.
Konfederasyonumuzun 4688 sayılı kamu görevlileri sendika kanunun değişmesini talep ettiği maddeler aşağıda sıralanmıştır.
1- ILO normları çerçevesinde grevli, toplu iş sözleşmeli, siyasete ve yönetime katılma haklarını da düzenleyen demokratik hakların kamu görevlileri tarafından da kullanılabilmelerini sağlayan anayasal ve yasal değişiklikler en kısa zamanda kamu görevlileri sendikalarının talepleri göz önünde bulundurularak yapılmalıdır.
2- 4688 sayılı Kanunda düzenlenmiş Uzlaştırma Kurulu 2821 sayılı Kanunda düzenlenen Yüksek Hakem Kurulu haline dönüştürülmelidir. Geçtiğimiz toplu görüşme döneminde Uzlaştırma Kurulu'nun kararları maalesef hükümet tarafından dikkate alınmamıştır. Bildiğimiz gerekçe ise Uzlaştırma Kurulu kararlarının bağlayıcı olmamasıdır. Halbuki 2821 sayılı Kanunda düzenlenen mecburi tahkim organı olan Yüksek Hakem Kurulu tarzında ve etkinliğinde bir kurulun ayni görev ve yetki ile 4688 sayılı kanuna ithafı yerinde olacaktır. Böylelikle Kanunla tarafsızlığı kabul edilmiş bir kurulun ihtilafa müdahalesi ve çözümü söz konusu olabilecektir.
3- 4688 sayılı Kanunun "Ceza Hükümleri" başlığı taşıyan maddesine aşağıdaki ilaveler yapılmalıdır; a) 38. maddenin a) bendine 14, 18/1-2,20,24,25/1,26 maddeleri ilave edilmelidir. b) 38. maddenin b) bendine 22. madde ilave edilmelidir. Bu hüküm ile Kurum İdari Kurullarının daha etkin çalışması sağlanacaktır. c) Bu maddelerden 14. maddenin ilavesiyle sahte üyeliklerin önlenmesi mümkün olacaktır. d) 18/1-2 madde ilavesiyle sendikal faaliyetlere katılmaktan dolayı kamu görevlilerine farklı işlem yapılması önlenecek ve görevlerine son verilmesi riski ortadan kalkacaktır. Ayrıca kamu işverenin sendika üyesi olanla olmayan arasında farklı işlem yapması önlenmiş olacaktır. e) 20. madde ilavesiyle sendikaların kanuni statü dışına çıkmaları önlenmiş olacaktır. f) 24. madde ilavesiyle sendikaların kanuna aykırı gelir elde etmeleri engellenmiş olacaktır. g) 25/I. Madde ilavesiyle sendika üyesinin aidatını kaynakta kesip ilgili sendikaya göndermeyen kamu işverenlerinin kötü niyetli uygulamaları engellenmiş olacaktır. h) 26. madde ilavesiyle sendikaların harcamalarını kanun dışı yapmaları engellenmeye çalışılmaktadır.
4- Sendika üyesi olmadan toplu görüşme sonuçlarından faydalananların yetkili sendikaya üyelik aidatının iki katı tutarı bir parayı dayanışma aidatı olarak ödemesi hükmü kanuna ithal edilmelidir. Toplu pazarlık döneminde hiçbir katkı ve yardımı olmaksızın ve aidatını da ödemeksizin toplu görüşme sonucu elde edilenlerden yararlananların varlığı, sendika üyesi olanları ve üyelik aidatı ödeyenleri son derece rahatsız etmektedir. Menfaat elde edenlerin bunun külfetine de katlanmaları gerekmektedir. Asgari olarak bu kişilerin üyelerin katlandığı külfetlerin karşılığında dayanışma aidatı ödemeleri elde edilen nimetin bedeli olarak değerlendirilebilecektir.
5- 4688 sayılı Kanunla düzenlenen toplu görüşmenin kapsamı genişletilmelidir. 'Toplu görüşmenin kapsamı" başlığını taşıyan 28. maddeye aşağıdaki hususlar ilave edilerek kapsam genişletilmelidir. Buna göre "sicil, disiplin, özlük hakları, sendikal faaliyetler, Kurum İdari Kurulları ile yönetime katılma ve çalışma ilişkilerine ilişkin hususlar" maddeye ilave edilmelidir. Böylelikle toplu görüşmenin kapsamı genişletilmiş olacaktır.
6- 4688 sayılı Kanunun 28. maddesine yapılacak ilave düzenleme ile sendika yöneticilerinin ve bakmakla yükümlü olduklarının sağlık giderlerinin karşılanması sağlanmalıdır. 28. maddeye aşağıdaki hüküm ilave edilirse uygulamada ortaya çıkan rahatsızlık giderilmiş olacaktır. Düzenleme şu şekilde yapılabilir; "Aylıksız izinli sayılan sendika yöneticileri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderleri aylıksız izinli sayıldıkları kurumlarınca karşılanır". Halen bu giderler Bütçe Kanununa konulan bir hüküm çerçevesinde sağlanmakta ise de her yıl ayni usulün tekrarı yerine 4688 sayılı Kanuna konulacak bir hükümle bu temel ihtiyaç tamamen giderilmiş olacaktır. Toplam sayılan 250 civarında olan bu kişilerin bütçeye bir yük getirmesi de söz konusu değildir. Kamu görevi yapan sendika yöneticilerine bu imkanın sağlanması sendikal güvence içersinde değerlendirilmelidir.
7- Sendikaların üye sayılarının belirlenmesi tarihinin 30 Nisan'a, Yetkili Sendikaların belirlenmesi için istatistik sonuçlarının 5 Haziran'a, Toplu Görüşme sürecinin ise 15 Temmuz'a alınması gerekmektedir. Sendika üye sayıları 4688 sayılı Kanun md. 30/II hükmü gereği her yıl T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 31 Mayıs itibariyle tespit edilmekte ve istatistik sonuçları Temmuz ayının ilk haftasında yayınlanarak hizmet kolları itibariyle yetkili sendikalar belirlenmektedir. Ancak 31 Mayıs tarihinde başlayan ve Temmuz ayının ilk haftasında yetkili sendikaların belirlenmesinden sonra 15 Ağustos'ta yetkili sendikalarla toplu görüşmenin yapılması arasında geçen süre çok kısıtlıdır. Bu arada yeterli çalışmaların yapılması çok zor olmaktadır. Bu sebeple yetkili sendikanın belirlenmesi tarihinin bir ay geriye alınması (30 Nisan) çalışmaların daha verimli yapılması imkanını sağlayacaktır. Ayrıca her yıl Yetkili Sendika tespiti, Kamu Görevlileri Sendikaları için getirilen yanlış bir uygulamadır. Bu sürenin 2 yıla çıkarılarak, sendikaların yetki mücadelesi için harcadıkları zamanı, Toplu görüşme hazırlıkları için kullanmalarına imkan verilmelidir.
8- Sendika temsilcileri ve yöneticilerine sağlanacak işyeri güvencesi Sendika temsilcileri ve amatör sendika şube yöneticilerine 4688 sayılı Kanunla getirilen teminatlar yeterlilikten uzaktır. Bilhassa işyeri teminatı sağlanmamıştır. Bu imkanın sağlanabilmesi için 2821 sayılı Sendikal Kanunundakine benzer bir düzenlenmenin yapılması yerinde olacaktır. Bu düzenleme şu şekilde maddeleştirilebilir; "İşveren yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisi ve şube yöneticilerinin görev yerlerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda bir değişiklik yapamaz". Bu ilave 4688 sayılı Kanunun 18. maddesine yerleştirilebilir.
9- 4688 sayılı Kanunun 19. maddesinde belirtilen hususlara işlerlik kazandırılmalıdır. Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 19. maddesi oldukça iyi bir şekilde kaleme alınmış olmakta birlikte uygulamada kamu makamlarının maddede öngörülen kurulları oluşturmaması ve çalıştırmaması sebebiyle madde arzulanan biçimde uygulanamamaktadır. Bu itibarla kamu makamlarının gerekli hassasiyeti göstermesi beklenmektedir.
10- Yetkili Sendikaların belirlenmesi çalışmalarına konfederasyon ve sendika temsilcilerinin katılımları sağlanmalıdır. Her yıl yetkili sendikaların belirlenmesi Kanun gereği Çalışma Bakanlığı'na bağlı, Çalışma Genel Müdürlüğü'nce yapılmaktadır. Bakanlık tarafından işlemin yapılması esnasında şeffaflığın sağlanması ve muhtemel ihtilafların doğmasını önlemek amacıyla konfederasyonların ve sendikaların temsilcilerinin yetkili sendikaların ve konfederasyonun belirlenmesi işlemine gözlemci olarak katılmalarının sağlanması yerinde bir düzenleme olacaktır. Böylelikle ileride doğması muhtemel yetki itirazları ve yargı yolu da asgari seviyede tutulmuş olacaktır.
11- Amatör sendika şube yöneticilerine ve işyeri temsilcilerine ücretli izin verilmesi Amatör sendika şube yöneticileri ve işyeri temsilcileri asli görevlerinin dışında yoğun bir biçimde sendikal faaliyette de bulunacaklardır. Ancak işlerinin yoğunluğundan ötürü sendikal faaliyetlere yeterli zaman ayıramamaları ve sendikal görevlerinin aksaması söz konusu olacaktır. Kamusal nitelikte bir görev olan sendikal faaliyetlerin daha verimli bir biçimde yerine getirilebilmesi için amatör sendika yöneticileri ile işyeri temsilcilerine haftada sekiz saat ücretli izin verilmesi yerinde olacaktır.
12- Kurumlarından aylıksız izinli sayılan konfederasyon, sendika ve şube yöneticilerine sendika ve konfederasyonca ödenmekte olan ücretler esas alınarak emekli keseneklerinin bu tutarlara göre yapılması ve intibaktan sayılması sağlanmalıdır. Kurumlarından ayrılarak profesyonel sendikacılık yapan konfederasyon, sendika ve şube yöneticileri görev süreleri sona erdiğinde tekrar eski işlerine döneceklerdir. Bu kişilerin görevlerinin bitiminde eski işlerine döndükleri zaman sendika ya da konfederasyondaki görev sürelerinin sendikalarından almış oldukları ücretin karşılığı olan primlerini ödemek şartıyla intibaktan sayılması ve emekli keseneklerinin de bu tutarlar üzerinden ödenmesi mağduriyetlerini önleyecektir. Aksi takdirde, mesela; iki dönem sendika yöneticiliği yapmış bir kişinin eski görevine döndüğünde muadili işi yapan kimse ile arasında önemli farklılıkların ortaya çıkacağı aşikardır. Bu da işyerine tekrar dönen eski yöneticinin uyum sorunu yaşamasına ve huzursuzlukların ortaya çıkmasına sebep olacaktır.
13- Sendikal faaliyetlere katılmada geçen sürelerin idari izinli olarak kabul edilmesi Sendika ve konfederasyonların faaliyetleri kapsamında yapılacak eğitim, kültür ve sosyal faaliyetlere katılan her kademedeki üyelerin faaliyetler sürecinde idari izinli sayılmaları ve bu izinlerin hiçbir surette diğer izin haklarından mahsup edilmemesi sağlanmalıdır. 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu hükmü çerçevesinde yapılan toplu iş sözleşmelerine bu tarzda hükümlerin konulduğu ve yaygın bir uygulamanın yapıldığı bilinmektedir. Bu izinlerin kullanılması tabi olarak idarenin faaliyetlerinin aksamamasını sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
14- 4688/15 maddesi yeniden düzenlenmelidir. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nun 15.maddesi (yasaklılar) kapsamında yer alan "Güvenlik Görevlileri, Askeri Sivili Memurlar" ın madde kapsamı dışına çıkarılması, ile emekli memurların sendika kurmalarına imkan sağlayan düzenlemeler yapılması gerekmektedir.
TOPLU GÖRÜŞME MEVZUATI
Kamu görevlilerine verilecek hakların belirlenmesi için; yetkili kamu görevlileri sendikaları ve üst kuruluşları ile Kamu İşveren Kurulu arasında yapılan görüşmedir.
Toplu sözleşmede görüşülüp mutabakata varılan konular taraflarca imzalandığı andan itibaren yürürlüğe girer. Toplu Görüşme Teklif Metinleri ise, tarafların imzasından sonra başka bir makamın onayından geçmesi kaydı ile yürürlüğe girer. Kamu görevlileri statü hukukuna göre çalıştıkları ve her türlü hakları kanun ile düzenlendiği için kamu görevlileri sendikalarının imzaladıkları toplu görüşme metinleri Bakanlar Kurulu'na sunulur ve gereği Bakanlar Kurulu'nca yapılır.
Toplu Görüşme; Kamu görevlileri için uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, fazla çalışma, ücretleri, harcırah, ikramiye, lojman tazminatı, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, tedavi yardımı ve cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ile bu mahiyette etkinlik ve verimlilik artırıcı diğer yardımları kapsar.
Toplu görüşmenin tarafları, kamu işverenleri adına Kamu İşveren Kurulu, kamu görevlileri adına her hizmet kolunda yetkili kamu görevlileri sendikaları ile bunların bağlı bulundukları konfederasyonlardan oluşur.
KONFEDERASYONUMUZUN EKONOMİK VE SOSYAL KONULARLA İLGİLİ GÖRÜŞLERİ
1-Yönetime Katılımcılık ve Şeffaflık Sağlanmalı Yönetime Katılım; çağdaş yönetim anlayışı olduğu kadar, medeni ve uygar insan ilişkilerinde göz ardı edilmemesi gereken evrensel bir normdur. Bilindiği gibi, verimliliğin altın kuralı; mensubiyet ruhudur. Bu ruhun oluşmasındaki temel faktör ise; çalışanların yönetime katılması, yani, karar mekanizmalarında temsil edilmesidir. Bir başka husus ise; Sermayenin, emeğin üzerinde bir değer olarak algılanması hususudur. Bu değer yargısının tarihi gelişmelerine baktığımızda tarihi isyanların bu ve benzeri sebeplerden olduğu anlaşılır. Gerçek şu ki; Emek&Sermayenin ortak değer olarak ele alınması gerekir. Makro Ekonomik büyüklüklerinin, oluşturulması planlı bir Devlet işleyişinin gereğidir. Batı'lı ve gelişme sürecini tamamlamış ülkelerde, Makro Ekonomik büyüklüklerin belirlendiği yerler vardır. Bunların başında ise EKONOMİK SOSYAL KONSEY (ESK)'ler gelmektedir. Gelecek ile ilgili plan ve programlar ancak ESK toplantılarında sağlanan konsensüslerde belirlenmektedir. Makro ekonomik büyükleri belirledikten sonra Konfederasyon ve Yetkili Sendikalarla toplu görüşmelere oturmak havanda su dövmek anlamına gelir. TÜRKİYE KAMU-SEN olarak ESK'e işlerlik kazandırılmasını, politikaların toplumsal mutabakatlar ile oluşturulmasını ve bu politikaların da milli politikalar halinde sürdürülmesini önermektedir.
2-Vergi Reformu Ülkemizde, Adil bir vergi dağılımının yapılamadığı, bu nedenle de vergi adaletinin sağlanamadığı bilinmektedir. Vergi sistemi üzerinde sıkça oynanması ve getirilen yanlış uygulamalar, namuslu mükellefleri ve her ay düzenli olarak maaşlarından peşin vergi tahsilatı yapılan çalışanları rencide etmektedir. Ülkemizde yaklaşık olarak 19 milyon vergi mükellefi olması gerekirken 9.9 milyon kayıtlı vergi mükellefinin olması ülkemizi vergi cenneti haline getirmiştir. Konfederasyonumuzun önerisi bu konunun ESK' de ele alınarak oluşturulacak bir mutabakat sonunda gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır.
3-Sayıştay Denetim Yetkisinin Arttırılması ; Hesap vermekten korkmayan, hesap sormaktan çekinmeyen bir Yönetim anlayışına her vesile ile destek verebiliriz. Sayıştay denetiminin yaygınlaştırılması Devlette şeffaflığın gereğidir.
4- KİT'lerin Özelleştirilmesi Konfederasyonumuz, rekabeti azaltan tekelleşmenin kaldırılması fikrini savunmakta, Hür teşebbüsün önünün açılması tezini doğru kabul etmekte, rekabet yoluyla, mal ve hizmetteki kalitenin elde edileceğine "evet" demekte, KİT'lerin yeniden yapılandırılmasına inanmakta, ancak, KİT'lerin tümüyle yok edilmesine, talan edilmesine özelleştirme adı altında sermaye kesimine peşkeş çekilmesini tasvip etmemektedir..
5. Reel Sektörün desteklenmesi Ülkemizin iç ve dış ticarette arzu edilen gelişmeyi sağlaması, üretim faaliyetlerini yoğunlaştırması, katma değerin artırılması ve istihdam yaratılması, gibi, pek çok faydalı neticenin elde edilmesi Reel sektörün desteklemesine bağlıdır. Reel sektörün, desteklenmesi ise piyasalardaki alım gücünün artırılması ile mümkün olabilir.
6- İhracatın Desteklenmesi ; İhracatın temel kuralı; rekabettir. Rekabet birkaç şekilde olur, fiyatta rekabet, kalitede rekabet, teslimatta rekabet gibi. Bütün bu unsurları göz önünde tuttuğumuz zaman karşımıza üretim maliyetlerini, ürün teslimatlarını ve ticaretini yakından ilgilendiren temel problemlere kalıcı çözümler getirecek projeler üretilmeli ve kararlılıkla uygulanmalıdır.
7-Enerji Politikaları; Ülkelerin gelişiminde üç önemli politika yer almaktadır.
Ülkemizde enerji problemi yoktur. Enerjide üretim planlaması problemi vardır. Bugün kişi başına elektrik üretiminin Avrupa ortalaması 5500 KW saat/kişi, Dünya ortalaması 2200 KW Saat/kişi, Türkiye de ise 1800 KW saat/kişi şeklindedir. Ülkemizdeki üretim Avrupa standartlarına çekilebilmesi için ;
8- Madencilik Sektörü; Başta Demir-Çelik olmak üzere, Bor madeni, Bakır, Kömür ve Toryum gibi zengin yer altı kaynaklarına sahip olan ülkemiz bu kaynaklardan yeterince yararlanamamış ve ekonomiye kazandırmamış olmasını yanlış politikaların ürünü olduğuna inanmaktayız. Bor madeninin önemi ülkemizde henüz anlaşılmaya başlanmıştır. Bor enstitüsü kurulması fikrini destekliyoruz. Dünya bu madeni çok iyi bilmesine rağmen Bor madeninin önemi ülkemizde yeterince anlaşılamamıştır. Sektörün desteklenerek güçlendirilmesi ve Ülke ekonomisi içersinde uygun yere ulaşabilmesi için aşağıdaki hususlar önerilmektedir.
Türk Madenciliğinin içinde bulunduğu sıkıntıdan kurtarmanın ilk adımı olarak bütün madencilik sektörü bünyesinde toplayacak ve resmi /özel kuruluşlar arasındaki koordinasyonu sağlayacak bir Madencilik Bakanlığı'nın kurulması gerekmektedir.
9- Turizm ; Ülkemiz Turizm açısından potansiyel özellikleri olan, tarihi, kültürel ve doğal zenginliklere sahiptir. İyi bir ulaşım alt yapısına sahip olamadığımız için Turizm iki bölgeye hapsedilmiş durumdadır. Oysaki Dünya'da, Turizm alt yapı yatırımı, deniz kenarlarına yapılacak beton yığınları olmaktan çıkmış, Ulaşım, Haberleşme ve Eğlence gibi temel isteklerin karşılanmasına yönelik Doğal ortamların ve bakir bölgelerin tercih edildiği sektör haline gelmiştir. Ülkemizde doğal ortamların turizme açılması gerekmektedir.
10- Kamuda Reform :
oluşacak mutabakat çerçevesinde, faydalı sonuçlar yaratacaktır.
11-Devlet Personel Rejimi:
gerektiren hususların en başında personel rejiminin yeniden revize edilmesi gerekmektedir
12- Yerel Yönetimler ; Yerel Yönetimlerin görev ve yetkilerinin belirlenmesi için gerekli yasal değişikliğin yapılması, insan kaynakları, nüfus yoğunlukları dikkate alınarak uluslararası normlarda (OECD ülkeleri veya AB Ülkeleri) ele alınmalı ve mali yapıları tüm bu faktörlerin dışında, coğrafi, iklim, gelişmişlik düzeyi ve mahrumiyet durumu gibi faktörler çerçevesinde geliştirilmelidir. Yerel Yönetimlerde sivil toplum kuruluşlarının katılımı sağlanmalıdır.
13- Avrupa Birliği (AB) Kriterleri ; AB ile bütünleşmeyi politik olarak benimsemiş olan devletimizin değil ülkemizin AB'ye giriş sürecine paralel Kıbrıs meselesinde uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde, AB'ye giriş için Kopenhag kriterleri ekseninde değerlendirme yapmalıdır. AB giriş mücadelesi verilirken 'ne pahasına olursa olsun, yeter ki AB' ye girelim' tarzında bir anlayış sergilenmemelidir. Milli devlet anlayışımızı zedelemeden, üniter yapımızın bozulmasına fırsat vermeden, milli menfaatlerimizi koruyarak mücadele verilmelidir.
14- Din Hizmetleri politikası: Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti dine, dini kurum ve kuruluşlara büyük önem vermiştir. - Diyanet İşleri Başkanlığı gerekli ve önemli bir kuruluştur. Dini konularda ilmi yaklaşım esas alınmalı, siyasi ve ideolojik düşünceler dışında tutulmalı, Basın ve Medya haber ve yorumlarında duyarlı ve özenli hareket etmelidir. - Din hizmeti sunan Diyanet İşleri Başkanlığı yeniden yapılanarak, Teşkilat Kanunu bir an önce çıkartılmalıdır. - Personelin tahsil ve kültürel seviyesinin yükseltilmesine yönelik tedbirler alınarak, Özlük Hakları iyileştirilmelidir. - Tarihi zenginliğimiz Vakıf ve Kültür eserlerinin korunması ve yaşatılmasına önem verilmelidir.
15-Adalet; Ülkemizde adalet mekanizması zedelenmiş, geç verilen kararlarla toplum nezdinde tartışılır hale getirilmiştir. Evrensel hukuk kurallarından sapmadan insan hak ve özgürlüklerini esas alan, herkesin hakkını eşit olarak gözeten ve güvence altında tutan kurallar manzumesi olarak telakki edilmelidir.
16- Gelir Dağılımı; Bütçe büyüklükleri belirlenirken tüm toplum kesimleri hesaba katılmalı ve her kesime düşen paylar bu kesimlere yansıtılacak biçimde uygulanmalıdır. Ülkemizde adaletsiz ve haksız paylaşım söz konusudur. Dünyanın hiçbir yerinde nüfusun % 20'si bütçenin %53'ünü, bir diğer %20'lik kesim ise %5'ini alacak şekilde adaletsizlik yaşanmamaktadır. Bu uygulamalar son zamanlarda yağmalama, soygun ve hırsızlıklar gibi adi suçları körüklemektedir.
17- Eğitim; Eğitimin bir millet için temel ihtiyaç olduğu tartışmasız kabul etmemiz gereken bir husustur.
18- Sağlık; Etkin ve kaliteli sağlık sisteminin oluşturulmasının yanı sıra Bölgeler arasındaki farklılıklar, hastaneler arasındaki farklılıklar kaldırılmalı, hastanelerimiz idari ve mali açıdan özerk hale getirilmelidir. Süratle, Aile Hekimliği ve Koruyucu Hekimlik uygulamasına geçilmelidir. Sağlık hizmetleri için gerekli eleman ihtiyacı karşılanmalı, kalifiye eleman yetiştiren okullar desteklenmelidir.
19- Sosyal Güvenlik; İşsizlik Sigortasına işlerlik kazandırılarak AB ülkeleri kriterlerine uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır. Sosyal Güvenlik Kuruluşları arasındaki farklılıklar giderilmeli, Yönetim Kurullarında çalışanlar ile işverenin eşit temsili esas alınmalıdır. Çalışanların ödediği primlerin toplandığı fonların tasarruf inisiyatifi tek başına işverenin uhdesinde tutulmamalıdır. Sosyal Yardımlaşmayı ve Dayanışmayı Teşvik Fonunun kaynak ve yönetim yapısı güçlendirilmeli, yönetimlerinde çalışanların temsilcilerinin bulundurulduğu yapısal değişiklik getirilmelidir.
20- İşsizlik; Kamu Kuruluşlarımızda ciddi manada personel açığı bulunmaktadır. IMF politikaları ile önü tıkanan eleman alımları ihtiyaçlara göre tanzim edilerek hizmette kalitenin yakalanması ve aynı zamanda istihdam yaratılması amaçlanmalıdır.
AVRUPA ÜLKELERİNDE KAMU ÇALIŞANLARINA TANINAN SENDİKAL HAKLAR
Avrupa ülkelerinde kamu çalışanlarının sendikal hakları Türkiye'de olduğu gibi diğer ülkelerde de kamu çalışanlarının ekonomik, mesleki ve sosyal ortak çıkarlarını korumak üzere örgütlenmeye başlamasının temel nedeni bozulan ekonomik ve sosyal şartlar olmuştur. Demokrasinin gelişmesine paralel olarak, kamu çalışanlarının bilinçli sendikal mücadeleleri ve yönetimlerin sendikalara ve sendikal örgütlenmelere karşı ılımlı yaklaşımları ile sendikaların önü açılmıştır.
Avrupa ülkelerinde kamu çalışanlarının sendikal hakları ile ilgili durum aşağıda tablo halinde verilmektedir.
AVRUPA SOSYAL ŞARTI'NIN KAMU ÇALIŞANLARI İLE İLGİLİ BÖLÜMLERİ
MADDE 2 ADİL ÇALIŞMA KOŞULLARI HAKKINDA
Akit taraflar adil çalışma koşulları hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere ;
taahhüt eder.
MADDE 3 GÜVENLİ VE SAĞLIKLI ÇALIŞMA KOŞULLARI HAKKI
Akit taraflar, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere:
taahhüt eder.
MADDE 4 ADİL BİR ÜCRET HAKKI
Akit taraflar, adil bir ücret hakkına etkin bir geçerlilik kazandırmak üzere:
taahhüt eder. Bu hakların kullanılması, özgürce yapılmış toplu sözleşmeler, yasal toplu sözleşmeler, yasal ücret saptama usulleri veya ulusal koşullara uygun başka yollar sağlanır.
MADDE 5 ÖRGÜTLENME HAKKI
Akit taraflar, çalışanların ve çalıştıranların ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak için yerel, ulusal ve uluslar arası örgütler kurma veya bu örgütlere üye olma özgürlüğünü sağlamak veya geliştirmek amacıyla ulusal mevzuatın bu özgürlüğü zedelemesini ve zedeleyici biçimde uygulanmasını önlemeyi taahhüt eder. Bu maddede öngörülen güvencelerin, güvenlik güçleri için hangi ölçüde uygulanacağı ulusal yasalarla veya düzenlemelerle belirlenir. Bu güvencelerin silahlı kuvvetler mensuplarına uygulanmasına ilişkin ilke ile bu kesime hangi düzeyde uygulanacağı, yine ulusal yasalar veya düzenlemelerle saptanır.
MADDE 6 TOPLU PAZARLIK HAKKI
Akit taraflar, toplu pazarlık hakkının etkin biçimde kullanılmasını sağlamak üzere: 1- Çalışanlar ve çalıştıranlar arasında ortak görüşmeleri geliştirmeyi,
ILO SÖZLEŞMELERİ'NİN KAMU ÇALIŞANLARI İLE İLGİLİ BÖLÜMLERİ
87 SAYILI SENDİKA ÖZGÜRLÜĞÜNE VE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASINA DAİR SÖZLEŞME
BÖLÜM I ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ
Madde 2 Çalışanlar ve işverenler, herhangi bir ayrım yapılmaksızın önceden izin almadan istedikleri kuruluşları kurmak ve yalnız bu kuruluşların tüzüklerine uymak koşuluyla bunlara üye olmak hakkına sahiptirler.
Madde 3
Madde 4 Çalışanların ve işverenin örgütleri yönetsel yoldan feshedebilme veya faaliyetten men edilmeye tabi tutulamaz.
Madde 5 Çalışan ve işveren örgütleri, federasyon veya konfederasyon kurma ve bunlara üye olma ve her örgüt, federasyon veya Konfederasyon, uluslar arası çalışanlar ve işverenler örgütlerine katılma hakkına sahiptir.
Madde 8
BÖLÜM II
Madde 11 Hakkında bu sözleşmenin yürürlükte bulunduğu Uluslar arası Çalışma Örgütünün her üyesi, çalışanların ve işverenlerin örgütlenme hakkını serbestçe kullanmalarını sağlamak amacıyla gerekli ve uygun bütün önlemleri almakla yükümlüdür.
ÖRGÜTLENME VE TOPLU GÖRÜŞME HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASI HAKKINDA 98 SAYILI ULUSLAR ARASI ÇALIŞMA SÖZLEŞMESİNİN KAMU ÇALIŞANLARI İLE İLGİLİ BAZI MADDELERİ
Madde 1
Madde 2
Madde 3 Bundan önceki maddelerde tarif olunan "teşkilatlanma hakkı"na riayet edilmesini sağlamak üzere icap ettiği takdirde milli şartlara uygun teşkilat kurulacaktır.
Madde 4 Çalışma şartlarını kollektif mukavelelerle tanzim etmek üzere işverenler veya işveren teşekkülleri ile işçi teşekkülleri arasında ihtiyari müzakere usulünden faydalanılmasını ve bu usulün tam bir surette geliştirilmesini teşvik etmek ve gerçekleştirmek için lüzumu halinde milli şartlara uygun tedbirler alınacaktır.
Madde 6 Bu sözleşme, devlet memurlarının durumları ile alakalı değildir ve hiçbir surette, onların haklarına veya statülerine halel getirmez.
KAMU HİZMETİNDE ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASINA VE İSTİHDAM KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN 151 SAYILI SÖZLEŞME
BÖLÜM I UYGULAMA ALANI VE TANIMLAR
Madde 1
Madde 2 Bu sözleşme uygulaması bakımından "Kamu Görevlisi" deyimi işbu sözleşmenin 1. maddesi uyarınca sözleşmenin kapsamına giren herhangi bir kimse anlamına gelir.
Madde 3 Bu sözleşmenin uygulaması bakımından "Kamu Görevlileri Örgütü" deyimi oluşumu ne olursa olsun amacı kamu görevlilerinin çıkarlarını savunmak ve geliştirmek olan herhangi bir örgüt anlamına gelir.
BÖLÜM II ÖRGÜTLENME HAKKININ KORUNMASI
Madde 4
Madde 5
BÖLÜM III KAMU GÖREVLİLERİ ÖRGÜTLERİNE SAĞLANACAK KOLAYLIKLAR
Madde 6
BÖLÜM IV ÇALIŞMA KOŞULLARININ BELİRLENMESİ YÖNTEMLERİ
Madde 7 Kamu görevlileri ve kamu makamları arasında çalışma koşullarının görüşülmesine olanak veren yöntemlerin ve kamu görevlileri temsilcilerinin anılan koşulların belirlenmesine katılmasını sağlayan başka her türlü yöntemin en geniş biçimde geliştirilmesi ve kullanılmasını teşviki için gerektiğinde ulusal koşullara uygun önlemler alınacaktır.
BÖLÜM V UYUŞMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜ
Madde 8 Çalışma koşullarının belirlenmesi ile ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümü ulusal koşullara uygun olarak taraflar arasında görüşme yoluyla veya ilgili tarafların güvenini sağlayacak şekilde kurulan arabuluculuk, uzlaştırma veya tahkim gibi bağımsız ve tarafsız mekanizmalardan yararlanılarak araştırılacaktır.
BÖLÜM VI KİŞİSEL VE SİYASİ HAKLAR
Madde 9 Kamu görevlileri, diğer çalışanlar gibi yalnızca görevlerinin niteliğinden ve statülerinden kaynaklanan yükümlülüklerine bağlı olarak örgütlenme özgürlüğünün normal olarak uygulanması için gerekli kişisel ve siyasi haklardan yararlanacaklardır.
KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ HİZMET KOLLARIN GÖRE DAĞILIMI
|






